| YABANCILARIN TÜRKİYE'DE TAŞINMAZ EDİNİMLERİ ! |
|
 YABANCILARIN TÜRKİYE'DE TAŞINMAZ EDİNİMLERİ
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde
kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret
şirketlerinin Türkiye'de taşınmaz edinmeleri, 5444 ve 5782 sayılı
kanunlarla değişik 2644 sayılı Tapu Kanununun 35'inci maddesinde
düzenlenmiştir. Buna göre;
Madde 35- (Yeniden Düzenleme: 29/12/2005-5444/1 md.)
Yabancı uyruklu gerçek kişiler, karşılıklı olmak ve kanunî
sınırlamalara uyulmak kaydıyla, Türkiye'de işyeri veya mesken olarak
kullanmak üzere, uygulama imar planı veya mevzii imar planı içinde bu
amaçlarla ayrılıp tescil edilen taşınmazları edinebilirler. Sınırlı
aynî hak tesis edilmesinde de aynı koşullar aranır. Yabancı uyruklu bir
gerçek kişinin ülke genelinde edinebileceği taşınmazlar ile bağımsız ve
sürekli nitelikte sınırlı aynî hakların toplam yüzölçümü iki buçuk
hektarı geçemez. (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 11/4/2007
tarihli ve E.: 2006/35, K.: 2007/48 sayılı Kararı ile.)
Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel
kişiliğe sahip ticaret şirketleri, ancak özel kanun hükümleri
çerçevesinde taşınmaz mülkiyeti ve taşınmazlar üzerinde sınırlı aynî
hak edinebilirler.
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile
yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel
kişiliğe sahip ticaret şirketleri lehine Türkiye'de taşınmaz rehni
tesisinde birinci ve ikinci fıkralarda yer alan kayıt ve sınırlamalar
aranmaz.
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile
yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel
kişiliğe sahip ticaret şirketleri dışındakiler Türkiye'de taşınmaz
edinemez ve lehlerine sınırlı aynî hak tesis edilemez.
Türkiye Cumhuriyeti ile arasında
karşılıklılık olan devlet vatandaşlarının kanunî miras yoluyla intikal
eden taşınmazları için birinci fıkrada belirtilen kayıt ve sınırlamalar
uygulanmaz. Ölüme bağlı tasarruflarda yukarıdaki fıkralarda belirtilen
kayıt ve sınırlamalar uygulanır. Türkiye Cumhuriyeti ile arasında
karşılıklılık olmayan devlet vatandaşlarının kanunî miras yoluyla
edindikleri taşınmaz ve sınırlı aynî hakların intikal işlemleri
yapılarak tasfiye edilir.
Karşılıklılığın tespitinde hukukî ve
fiilî durum esas alınır. Bu ilkenin kişilere toprak mülkiyeti hakkının
tanınmadığı, ülke uyruklarına uygulanmasında, yabancı devletin taşınmaz
ediniminde kendi vatandaşlarına tanıdığı hakların, Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşlarına da tanınması esastır.
(Değişik yedinci fıkra: 3/7/2008-5782/1 md.) Yabancı
uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin
kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin;
sulama, enerji, tarım, maden, sit, inanç ve kültürel özellikleri
nedeniyle korunması gereken alanlar, özel koruma alanları ile flora ve
fauna özelliği nedeniyle korunması gereken hassas alanlarda ve
stratejik yerlerde kamu yararı ve ülke güvenliği bakımından taşınmaz ve
sınırlı aynî hak edinemeyecekleri alanları, ilgili kamu kurum ve
kuruluşlarının tescile esas koordinatlı harita ve planları içeren
teklifi üzerine belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Yabancı uyruklu
gerçek kişiler merkez ilçe ve ilçeler bazında, uygulama imar planı ve
mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların
yüzölçümünün yüzde onuna kadar kısmında taşınmaz ile bağımsız ve
sürekli nitelikte sınırlı aynî hak edinebilirler. Bakanlar Kurulu,
merkez ilçe ve ilçelerin altyapı, ekonomi, enerji, çevre, kültür, tarım
ve güvenlik açısından önemlerini dikkate alarak, bu orandan fazla
olmamak kaydıyla farklı oran belirlemeye yetkilidir. Tapu ve Kadastro
Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlık bünyesinde, ilgili idare
temsilcilerinden oluşan komisyon tarafından, bu madde uyarınca Bakanlar
Kuruluna verilen yetkiler dâhilinde çalışmalar yapılmak suretiyle kamu
kurum ve kuruluşlarının bu kapsamdaki teklifleri incelenip
değerlendirilerek Bakanlar Kuruluna sunulur. Valiliklerce, merkez ilçe
ve ilçelerin uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları
içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünde meydana gelen
değişiklikler takip eden yılın Ocak ayı sonuna kadar komisyona
bildirilir.
(Değişik sekizinci fıkra:
3/7/2008-5782/1 md.) Askerî yasak bölgeler, askerî güvenlik bölgeleri
ile stratejik bölgelere ve değişiklik kararlarına ait harita ve
koordinat değerleri Millî Savunma Bakanlığınca, özel güvenlik bölgeleri
ve değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri ise
İçişleri Bakanlığınca geciktirilmeksizin Tapu ve Kadastro Genel
Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığa verilir.
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen
bölgeler içerisinde kalması nedeniyle kamulaştırılması gereken ya da
tapu sicilinde şerh verilmesine gerek duyulan parsellere ilişkin
bildirimler ilgili idarelerince tapu sicil müdürlüklerine yapılır.
Bu madde hükümlerine aykırı edinilen
veya kanunî zorunluluk dışında edinim amacına aykırı kullanıldığı
tespit edilen taşınmazlar ile sınırlı aynî haklar, Maliye Bakanlığınca
verilecek süre içerisinde maliki tarafından tasfiye edilmediği takdirde
tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.””
hükmünü amirdir.
KARŞILIKLILIK
Karşılıklılığın tespitinde hukuki ve fiili durum
esas alınır. Karşılıklılığın kanuni ve fiili olmasının yanında yeni
düzenlemede karşılıklılık ilkesinin birebir uygulanması yerine, yabancı
devletin kendi vatandaşlarına tanıdığı hakların, Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşlarına da tanınması esası getirilmiştir.
Bu ilkenin kişilere toprak mülkiyeti hakkının
tanınmadığı, ülke uyruklarına uygulanmasında, yabancı devletin taşınmaz
ediniminde kendi vatandaşlarına tanıdığı hakların, Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşlarına da tanınması esastır.
Taşınmaz edinimi bakımından Türkiye ile diğer
ülkeler arasında karşılıklılığın tespiti Dışişleri Bakanlığı tarafından
yapılmaktadır.
KARŞILIKLIK İLKESİNİN İSTİSNALARI
Yabancı gerçek kişilerin ülkemizde taşınmaz
edinmelerinin birinci koşulu karşılıklılık olmakla birlikte,
karşılıklılık ilkesine gerçek kişiler açısından getirilen bazı
istisnalar bulunmaktadır. Bu istisnalar şunlardır:
a. Vatansızlar hiçbir devlet uyruğu taşımadıkları
için karşılıklılık şartının belirleneceği muhatap bir devlet
bulunmamaktadır. Bu nedenle, vatansızlar karşılıklılık şartından
muaftırlar.
b. Türkiye tarafından 26.08.1961 tarih ve 359 Sayılı
Kanunla onaylanan 28.07.1951 tarihli "Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair
Sözleşme"nin m. 7/2 hükmüne göre, mülteciler, sığındıkları ülkede üç
yıl ikamet ettikten sonra karşılıklılık şartından muaf olurlar.
Türkiye'de bulunan mülteciler de aynı hükme tabidir. Muafiyet için
mültecilerin bu durumlarını resmi belge ile kanıtlamaları yeterlidir.
KANUNİ KISITLAYICI HÜKÜMLERE UYMAK
Yabancı gerçek kişilerin ülkemizde taşınmaz
edinmelerinin ikinci koşulu kanunla getirilmiş olan kısıtlayıcı
hükümlere uymaktır. Yabancıların taşınmaz edinmelerine ilişkin olarak
kanunlarımızda bazı kısıtlamalar yer almış bulunmaktadır. Bu
kısıtlayıcı hükümler şunlardır:
a. Yabancıların ülkemizde taşınmaz edinmelerini
coğrafi açıdan sınırlayan 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik
Bölgeleri Kanununda yer alan düzenlemelere göre; askeri yasak bölgeler
ve güvenlik bölgelerindeki taşınmazların yabancı gerçek ve tüzel
kişilere satılması, devredilmesi ve izin alınmadan kiralanması mümkün
bulunmamaktadır.
b. 2644 sayılı Tapu Kanununun 35'inci Maddesine
göre, yabancı uyruklu bir gerçek kişinin ülke genelinde edinebileceği
taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların
toplam yüz ölçümü 2,5 hektarı geçemez. Kanuni miras bu hükmün
dışındadır.
c. Yabancı uyruklu gerçek kişiler, Türkiye’de merkez
ilçe ve ilçeler bazında, uygulama imar planı ve mevzi imar plan
sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümünün yüzde onuna
kadar kısmında taşınmaz ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı ayni
hak edinebilirler. Bakanlar Kurulu, merkez ilçe ve ilçelerin altyapı,
ekonomi, enerji, çevre, kültür, tarım ve güvenlik açısından önemlerini
dikkate alarak, bu orandan fazla olmamak kaydıyla farklı oran
belirlemeye yetkilidir.
5203 SAYILI KANUNUN UYGULANMASI
403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 4112 sayılı
kanunla değişik 29 uncu maddesini değiştiren 29.06.2004 tarihli 5203
sayılı kanunla getirilen değişiklik ile, Türk Vatandaşlığını kaybeden
kişiler, kayıp tarihinden başlayarak yabancı muamelesine tabi tutulur.
Ancak doğumla Türk Vatandaşı olup da, İçişleri Bakanlığından
vatandaşlıktan çıkma izni alanlar ve bunların vatandaşlıktan çıkma
belgesinde kayıtlı reşit olmayan çocukları; Türkiye Cumhuriyetinin
milli güvenliğine ve kamu düzenine ilişkin hükümler saklı kalmak
kaydıyla, askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü ve seçme-seçilme, kamu
görevlerine girme, muafın araç veya ev eşyası ithal etme hakları
dışında, sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış hakları saklı kalmak ve bu
hakların kullanımında ilgili kanunlardaki hükümlere tabi olmak şartıyla
Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler,
yabancılara uygulanan kanuni kısıtlayıcı hükümlerin (2644 Sayılı Tapu
Kanununun 35'inci maddesi ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölge ve Güvenlik
Bölgeleri Kanununda yer alan kısıtlamalar) uygulanmaması gerekmektedir.
Bu kapsamdaki kişilere, belirtilen konulara ilişkin
işlemler sırasında gösterilmesi zorunlu olan 5203 Sayılı Kanunla
Tanınan Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge” verilmektedir. Ancak, bu
belge bir kimlik veya hüviyet belgesi olmayıp hak sahipliği belgesidir.
5203 Sayılı Kanundan önce 4112 sayılı Kanuna göre hak sahiplerine
verilen “4112 Sayılı Kanunla Saklı Tutulan Hakların Kullanılmasına
İlişkin Belge” sahiplerinin müktesep hakları korunduğundan, “5203
Sayılı Kanunla Tanınan Hakların Kullanılmasına İlişkin Belge” sahibi
olarak değerlendirilmeleri gerekmektedir.
YABANCI TİCARET ŞİRKETLERİNİN TÜRKİYE'DE TAŞINMAZ EDİNİMLERİ
Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre
kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri, ancak özel kanun
hükümleri çerçevesinde taşınmaz mülkiyeti ve taşınmazlar üzerinde
sınırlı ayni hak edinebilirler.
İlgili özel kanunlar; —2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu —6326 sayılı Petrol Kanunu —4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu
Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre
kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin taşınmaz edinimine
ilişkin talepleri özel kanun hükümlerine göre ilgili kurumlarından (
Turizm Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sanayi ve
Ticaret Bakanlığı) temin edecekleri belgelerin uygunluğu kapsamında
doğrudan ilgili tapu sicil müdürlüklerince sonuçlandırılır.
Yabancı yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin
kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketleri lehine
Türkiye’de taşınmaz rehini (ipotek) tesisinde, Tapu Kanunu’nun 35 inci
maddesinin birinci ve ikinci fıkralarda yer alan kayıt ve sınırlamalar
aranmaz.
Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde
kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret
şirketleri dışındakiler Türkiye’de taşınmaz edinemez ve lehlerine
sınırlı ayni hak tesis edilemez.
YABANCI SERMAYELİ ŞİRKETLERİN TAŞINMAZ EDİNMELERİ
Yabancı sermayeli şirket ifadesi çoğu zaman yabancı
şirket ifadesi ile karıştırılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki,
yabancı sermayeli şirketler Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre
Türkiye'de kurulurlar ve Türk Ticaret Siciline kaydedilirler. Yani, bu
şirketler Türkiye Cumhuriyeti hukuk kurallarına tabi şirketlerdir.
Sadece sermayelerinin tamamı veya bir kısmı yabancı gerçek veya tüzel
kişilere aittir. Hissedarlarının yabancı kişiler olması şirketi yabancı
tüzel kişi statüsüne sokmaz; çünkü şirketin uyruğu ile hissedarlarının
uyrukları farklı hususlardır.
17 Haziran 2003 tarih ve 25141 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanarak yürürlüğe 4875 sayılı "Doğrudan Yabancı
Yatırımlar Kanunu" ile, 18.01.1954 tarih ve 6224 sayılı Yabancı
Sermayeyi Teşvik Kanunu yürürlükten kaldırılarak; doğrudan yabancı
yatırımların özendirilmesi ve artırılması, yabancı yatırımcının
haklarının korunması, yabancı yatırımların gerçekleşmesinde izin ve
onay sisteminin bilgilendirme sistemine dönüştürülmesi amaçlarıyla yeni
esaslar getirilmiştir.
4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nun
Anayasa Mahkemesi’nin 11.3.2008 tarih ve 2003/71 E., 2008/79 K.sayılı
kararıyla iptal edilen yabancı sermayeli şirketlerin ülkemizde
taşınmaz ediniminin düzenlendiği 3/d maddesiyle ilgili olarak, 3.7.2008
tarih ve 5782 sayılı “Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun”un 2.maddesiyle getirilen değişiklik neticesinde bu şirketlerin
taşınmaz edinimi 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 36.maddesinde
düzenlenmiştir. Anılan madde;
“Yabancı yatırımcıların Türkiye’de kurdukları veya
iştirak ettikleri tüzel kişiliğe sahip şirketler, ana sözleşmelerinde
belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere taşınmaz mülkiyeti veya
sınırlı ayni hak edinebilir ve kullanabilirler. Bu şekilde edinilen
taşınmazların Türkiye’de kurulu bulunan bir başka yabancı sermayeli
şirkete devrinde ve taşınmaz maliki yerli sermayeli bir şirketin hisse
devri yoluyla yabancı sermayeli hale gelmesi durumunda da aynı esas
geçerlidir. Türkiye’de kurulu yabancı sermayeli şirketlerin tasfiyesi
halinde şirketin sahip olduğu taşınmazın şirket ortağı yabancı gerçek
kişiler veya yurt dışında kurulu yabancı ticaret şirketleri tarafından
edinilmek istenmesi halinde 35 inci madde hükümleri uygulanır.
18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak
Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla
bu şirketlerin, askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ve aynı
Kanunun 28 inci maddesi çerçevesinde belirlenen stratejik bölgelerdeki
taşınmaz edinimleri, Genel Kurmay Başkanlığının ya da yetkilendireceği
komutanlıkların, özel güvenlik bölgelerindeki taşınmaz edinimleri ise
taşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir. Valilik iznine
tabi hususlar, ilgili idare temsilcilerinin katılımıyla oluşan
komisyonda, taşınmaz ediniminin, ülke güvenliği ve faaliyet konusuna
uygunluğu değerlendirilerek karara bağlanır.
Bu madde hükümlerine aykırı şekilde edinildiği veya
kullanıldığı tespit edilen taşınmazlar ve sınırlı aynî haklar, Maliye
Bakanlığınca verilecek süre içerisinde maliki tarafından tasfiye
edilmediği takdirde tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak
sahibine ödenir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller,
ilgili bakanlıkların görüşlerinin alınmasını müteakip Hazine
Müsteşarlığı, İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ve
Millî Savunma Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle
düzenlenir.” hükmünü amirdir.
Gerek mülga 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik
Kanununa göre faaliyet izni almış, gerekse 4875 sayılı Doğrudan Yabancı
Yatırımlar Kanununa göre faaliyet gösterecek yabancı sermayeli
şirketlerin taşınmaz mal edinimleri ve tapu siciline yönelik diğer
talepleri, Tapu Kanununun yeniden düzenlenen 36. maddesinde ifade
edildiği gibi ilgili Kurumlarca hazırlanacak yönetmelikle
belirlenecektir.
TRANSFER
Yabancıların gerek döviz bozdurmak suretiyle satın
aldıkları gerekse döviz bozdurmaksızın sahip oldukları taşınmaz mal ve
ayni hakların gelirleri ve satış bedellerinin bankalar ve özel finans
kurumları yolu ile transfer ettirilmesi serbesttir.
BAŞVURULARIN YAPILACAĞI MERCİİ
2644 sayılı Tapu Kanununun 26'ncı Maddesi ile;
mülkiyete, mülkiyetten ayrı ayni haklara ilişkin sözleşmeleri düzenleme
görev ve yetkisi Tapu Sicil Müdürlüklerine verilmiştir. Taşınmaz mal
edinmek isteyen veya mülkiyetten ayrı ayni haklardan yararlanmak
isteyen yabancı kişiler, başvurularını, taşınmaz malın bulunduğu yerin
Tapu Sicil Müdürlüğüne yapacaklardır.
BAŞVURULAR İÇİN GEREKLİ BELGELER
Başvurular için gerekli belgeler bakımından yabancılarla Türk vatandaşları arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır.
GERÇEK KİŞİLER AÇISINDAN
1- Taşınmaz mala ait varsa tapu senedi, yoksa taşınmaz malın ada ve parsel numarasını belirtir belge veya malikin sözlü beyanı,
2- Uyruğunda bulunduğu ülkenin kimlik belgesinin veya pasaportun onaylı tercümesi ile iki adet vesikalık fotoğraf,
3- İstemde bulunan kişi vekil ise, temsile ilişkin
Apostille şerhli veya Konsolosluk onaylı vekaletname ile temsilcinin
fotoğraflı kimlik belgesi ve vesikalık fotoğraf, alıcılar açısından
bizzat işleme katılmayanlar var ise, onları temsil eden temsilcilerin
fotoğraflı kimlik belgeleri, vesikalık fotoğrafları ve
temsilciliklerine ilişkin belgeler.
TÜZEL KİŞİLER AÇISINDAN
1-4875 Sayılı Doğrudan yabancı Yatırımlar Kanununa
göre kurulan şirketler Ticaret Sicil Memurluğundan alacakları yetki
belgelerini, imza sirkülerini ve buna dayanılarak yetkili kılınan
kişiye verilen vekaletnameyi,
2-Yabancı ülkelerde kendi kanunlarına göre kurulan
yabancı ticaret şirketleri için, kuruldukları ülkenin kendi mevzuatınca
ilgili makamlarından alacakları yetki belgesi yerine geçen bir belgeyi
ibraz etmeleri gerekmektedir.
Tapu işlemleri sırasında ödenmesi gereken harç ve
vergiler açısından yabancı uyruklu kişiler ile Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşları arasında hiçbir fark yoktur.
Ancak, ülkemizde taşınmaz mal edinmek isteyen
yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişilerin edinmek istedikleri taşınmaz
malların Askeri Yasak Bölge ve Güvenlik Bölgeleri dışında kalıp
kalmadığının tespit edilebilmesini teminen yetkili askeri makama
sorulurken, taşınmazın bulunduğu yerin 1/25000 ölçekli haritada
işaretlenmesi için araziye gidilmesi gerekiyorsa "parselin yerinde
gösterilmesi" işlemine göre döner sermaye hizmet bedeli alınmaktadır. ---------------------------------------------------------------------------------------------------- Karlı Bir Yatırım Yapmak Mı İstiyorsunuz ? Eğlenceli Bir
İş Mi Arıyorsunuz ? Batmayacak Ciddi Bir İş Kurmak Mı İstiyorsunuz ?
Riske Girmeden Başarılı Bir Girişimci Olmak Mı İstiyorsunuz ? Hayattan
Daha Fazla Beklentileriniz Mi Var ? Ve Tüm Bunlarda Gerçekten Ciddi
Misiniz ? Keyifli İşler Yapıp, İşinizden Keyif Almak Mı İstiyorsunuz ? Cevabınız Evet İse, O Zaman Doğru Adrestesiniz. Sitemizi Ciddiyetle İnceleyin ! Yatırım, İş, Sağlık Ve Tatil Boyutlarıyla, Size Benzersiz Bir Fırsat Sunuyoruz. Unutmayın ; Kalıcı Başarılar Şansla Değil, Planlayarak Elde Edilir ----------------------------------------------------------------------------------------------------
0 Yorum - Yorum Yaz
|