ANASAYFA   BİZ KİMİZ   ARADIKLARIMIZ   DOSYALAR   SÜPER FOTOLAR   BİZE YAZIN   İLETİŞİM
Üye Girişi
Yatırım Fırsatları
 
 Şile Merkeze Yakın Köylerde Yatırımlık Ve Oturumluk Tarla Ve Arsalar
 Şile Ağva Satılık Yatırımlık Arazi Ve Tarlalar
 Kocaeli Kandıra Yatırımlık Arazi Ve Tarlalar
 Sakarya Kaynarca Yatırımlık Tarla Ve Araziler
 İstanbul Geneli Kat Karşılığı Arsalar
 Satılık Butik Oteller
 Satılık Termal Oteller
 
-----------------------------------------


Seyahat Ufkunuzu Genişletin Türkiye Butik Oteller Rehberi
-----------------------------------------

İ Ş    O K U L U 
İş okuluna hoş geldiniz,
lütfen tıklayın

-----------------------------------------


Neden İyi Bir Yatırım Danışmanı ?
-----------------------------------------

Kandıra Tanıtım Dosyası
-----------------------------------------



 
 
GAZLIGÖL Kaplıca Suyunun Tedavi İçeriği
 
AFYON GAZLIGÖL
Home

Afyon ili çok ve çeşitli sıcak su ve çeşitli termal kaynaklar a sahiptir. Yıllardır sadece Afyon' lulara ve bilenlere şifa dağıtan termal kaynaklarımız Turizm Bakanlığının 4 mevsim Turizm projesi çerçevesinde tüm Türkiye'ye dünyaya sesini duyurmaya başladı. Son yıllarda özel sektörün getirdiği dinamizm ve kalite tüm sektörlere yansıdı.üst üste gelen projeler ve otellerle birlikte yatak sayısı hızla arttı. Gazlıgöl Kaplıca Suyu, Romatizmadan eklem bozukluklarına, kadın hastalıklarından çocuk felcine, solunum yolları hastalıklarından, şişmanlığa, nevrotik bozukluklardan , kalp rahatsızlıklarına kadar geniş tedavi portföyüne sahiptir.

 

Eski tunç çağından bu yana şifa dağıtmakta olan Gazlıgöl’ün Termal çamuru doğal bir güzellik iksiridir ;
Demir ve potasyum gibi mineraller yönünden son derece zengin olan bu çamuru Kleopatra'nın çok sık kullandığı bilinmekte Roma ve Bizans imparatorluğunun da bölgeye önem verdiği yapılan kazı ve araştırmalardan ortaya çıkan eserlerle anlaşılmaktadır..

Belli aralıklarla tekrarlanan dış uyarılarla organizmanın kendi güçlerinin harekete geçirilmesi temeline dayanır.Burada termomineralli kaplıca suyu ve çamurlarının fiziksel,kimyasal,termik etkilerinin rolü vardır.
Kaplıca tedavisinden sonraki genel etkiler; hem uzun yıllara dayalı gözlem ve deneyimlerin hem de klinik çalışmaların ortaya koyduğu gibi 6 – 12 ay sürebilmektedir.

 

Tedavi amaçlı olarak eski çağlardan beri kullanılan, Gazlıgöl Kaplıcaları hastalarına banyo, içme ve buhar soluma tedavileri ile bir bütün olarak vücudun ihtiyaç duyduğu tedavi ve dinlenme olanaklarını sağlamaktadır.

Gazlıgöl havazası termal suları içeriğinde fazla miktarda co2 ihtiva eden saf kalevi su grubundandır.  Bu özelliğimden dolayı Gazlıgöl havzası termal suları Fransa'nın meşhur Vichy kenti termal suları ile birlikte kalp ve damar  hastalıklarının tedavisinde banyo şeklinde kullanılan en ideal iki su grubundan biridir.

İ.Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji (Kaplıca Hekimliği) Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle

Avrupa'da kalp hastalarına doktorlar tarafından karbondioksitli gaz içeren kaplıcalar öneriliyor. Afyon'daki Gazlıgöl Kaplıcası ise böyle bir amaç için bulunmaz cennet. Ayrıca içme olarak kullanıldığında karaciğer ve böbreklere de son derece iyi gelmektedir.

 

 GAZLIGÖL AYDIN TERMAL  KAPLICALARI TEDAVİ İÇERİĞİ

Tedavi amaçlı olarak eski çağlardan beri kullanılan, Gazlıgöl Kaplıcaları hastalarına banyo, içme ve buhar soluma tedavileri ile bir bütün olarak vücudun ihtiyaç duyduğu tedavi ve dinlenme olanaklarını sağlamaktadır.

Suyun Özellikleri : Gazlıgöl Kaplıcası’nın suyu(Aydın Termal Kaplıca Suyunun, Su Analiz Raporu İçin Tıklayınız)

Fiziksel özellikler bakımında: renksiz, kokusuz ve gazlıdır.

Kimyasal özellikleri bakımından: Sodyum bikarbonat, Karbondioksit ve hidrojen sülfür bulunmaktadır.

Toplam Mineralizasyonu: 3443,16 mg/lt.

Suyun Sıcaklığı : 85 ºC’dir.

Suyun pH değerleri:  6,9′dur.

Suyun Faydaları : Gazlıgöl kaplıcasından, içme ve banyo tedavileri için faydalanıldığı gibi kapalı ortamlarda suyun buharının solunmasıda fayda sağlamaktadır.

Gazlıgöl Kaplıcası’nın Faydaları

Gazlıgöl kaplıcasının 3 türlü şifa yöntemi vardır. Bu yöntemler şifa sağladığı hastalıklar ve uygulamalar bakımından farklılıklar göstermektedir.

 Banyo Tedavisinin Faydaları

*Romatizmal hastalıklarda fayda sağlamaktadır.

* Dolaşım sistemi sendromları rahatsızlıklarında fayda sağlamaktadır. Dolayısıyla; Karaciger ,  Safrakesesi , Mide ve Bağırsakların sipastik ağrılı sendromlarınada fayda sağlamaktadır.

*Nevralji , nevrit , artroz ,  saboreik gibi rahatsızlıklarda da oldukça faydalıdır.

*Deri Hastalıkları üzerinde de oldukça şifalıdır.

*Kadın Hastalıkları tedavisinde faydalı olduğu gözlenmiştir.

İçme Tedavisinin Faydaları.

*Kaplıcada içme suyu olarak kullanılan şifalı su sodyum bikarbonatlı sular grubundandır. Bu suyun ılık şekilde içilmesi halinde ağrılı ve spazmalı böbrek hastalıklarına mide rahatsızlıklarına, karaciğer, safra yolları ve bağırsağın spastik ağrılarına tavsiye edilmektedir.

Suyun Buhar Tedavisinin Faydaları.

*Kalbin çalışma kapasitesine, ritmine, atım hacmine olumlu etkileri bulunduğu gözlenmiştir.

*Koroner damarları genişletici ve arteriel tansiyon düşürücü etkileri vardır.

*Solunum yollarını rahatlatıcı etkileri de bulunmaktadır.

D E T A Y L A R :

 

Kaplıca Banyosu  
Banyolar soğuk (hipotermal; 34ºC'nin altında), ılık (izotermal; 34-35ºC sıcaklıkta), sıcak (termal; 36-40ºC sıcaklıklarda) ve aşırı sıcaklık (hipertermal; 40-42ºC sıcaklıkta) olarak sınıflandırılmaktadır. Banyo süresi genellikle 20 dakikadır. Banyo uygulamaları tam, yarım ve oturma banyoları şeklinde yapılmaktadır. Banyolar genellikle 2-4 hafta süreyle, ya her gün (haftada bir gün banyosuz geçer) ya da gün aşırı bir kez yapılmaktadır. Banyo alma sıklığı kaplıca doktoru tarafından ayarlanmaktadır. Bir kaplıca küründeki banyo sayısı 15-20 arasındadır.  
 
Çamur (Peloid) Uygulamaları 
Paket tarzında uygulama en sık kullanılan Peloidterapi yöntemidir. Çamur banyosu uygulamalarında mineralli bataklar, deniz ve delta balçıkları ve termomineral suyla karıştırılmış şifalı topraklar kullanılmaktadır. Paketler vücudun belli bölgelerine uygulanmaktadır. Sıcaklıkları 50 ºC'ye kadar olabilen çamurların uygulama süresi genellikle 30-40 dakikadır. Uygulama sıklığı da iki veya üç günde bir olup bir kürde ortalama 15-18 uygulama yapılmaktadır. 
 
Uygulamalardan sonra ılık bir duş ile vücut çamurdan temizlenmektedir. Çamurun temizlenmesinden sonra hasta kurulanır ve 30-60 dakika süreyle dinlenir. Bu tedavi yöntemi doktor yönlendirmesi ve gözetiminde romatizmal hastalıklar, post-travmatik, postoperatif, ortopedik lezyonlar, jinekolojik rahatsızlıklar ve bazı sindirim ve ürogenital kronik hastalıklarında uygulanmaktadır. 
 
Gaz Banyosu 
Gaz banyosu, genellikle karbondioksitle yapılmaktadır. Karbondioksitli sular ile yapılan banyo yöntemi olan karbondioksitli sıvı banyo uygulamalarında, suyun sıcaklığı 33-35 ºC arasında tutulmakta olup, banyo süresi 15-20 dakikadır. Banyo sayısı genellikle 3 ila 5 hafta süreyle 15-20 arasındadır. Karbondioksit banyolarında sıklıkla önerilen iki gün üst üste banyo yapılıp, üçüncü gün ara verilmesidir. Bu tür tedavi yöntemi kardiyovasküler sistem hastalıklarında uygulanmaktadır. 
 
Ayrıca, özel kabinde yalnız gaz verilerek yapılan tedavi şekli de vardır. Bu tür uygulamalara da "kuru karbondioksit banyosu" adı verilmektedir. Hasta bu tür tedavi şeklinde özel kabinde karbondioksit buharı içinde oturtulur ve kabindeki gaz ortamının üst düzeyi kişinin koltuk altı seviyesini aşmaz. Gaz ortamının sıcaklığı genellikle 20 ºC'de tutulmakta olup banyo süresi 20-30 dakika arasındadır. Bu banyo yönteminin avantajı su banyosundaki hidrostatik basıncın etkisinin ortadan kaldırılmasıdır. Bu tür banyolar daha sonra karbondioksitli su banyolarına geçiş için başlangıç tedavisi olarak da kullanılmaktadır. 
 
İçme Kürleri 
Balneoterapide termomineral sularla yapılan banyolardan sonra en çok kullanılan yöntem, "doğal mineralli suların belirli bir sürede, gün boyu bölünmüş dozlarda ve belirli miktarda içilmesi ile yapılan "içme kürleri"dir. İçme kürlerinde kullanılacak su, içme yerine ve hijyenik koşullara dikkat edilerek doğrudan kaynaktan ve bekletilmeden ulaştırılmaktadır. Burada kullanılan mineralli su, kimyasal birleşimine bağlı olarak sindirim sistemi organlarını ve fonksiyonlarını doğrudan, böbrekler ve idrar yollarını ise dolaylı olarak etkilemektedir. Kür tarzında belirli sürede ve miktarlarda mineralli suların içilmesi, organizma üzerinde genel olarak olumlu bir etki yaratmaktadır. İçme küründe günlük içilecek su miktarı genel olarak genel olarak bazı aktif mineral içerenler dışında (örneğin demirli sular) vücut ağırlığının her kilogram başına yaklaşık 10 ml, diüretik etkili olanlarda 20 ml'dir. Bir miktar su günlük olarak yarım saatten az olmayan aralıklarla alınır. İçmenin yemeklerle olan ilişkisi doktor tarafından belirlenmektedir. İçme küründe kullanılan suyun sıcaklığı genellikle 25 ºC olup kür süresi ortalama üç haftadır. 
 
Solunum Yolu ile Kür (İnhalasyon) 
Solunum yolu ile kürler, minerali suyun gerekli teknik gereçlerle endikasyonuna uygun çapta partiküllere bölünüp ortama salınarak solunum yolu ile alınmasıyla yapılmaktadır. Solunum yolu ile kür 28-31 ºC'lik sıcaklıklarda, 5-15 dakikalık sürelerde yapılmaktadır. Bu uygulama sırasında sıcaklık yavaş yavaş 28 ºC'ye kadar düşürülmektedir. Bu tür tedavilerde genellikle bireysel inhalatörler ve inhalasyon oda ve odaları kullanılmaktadır. Bazı kaplıcalarda ise, grup inhalasyonları için inhalatoryum denilen toplu inhalasyon mekanları vardır. Burada sıcaklık 22-25 ºC arasında tutulmaktadır. 
 
Bütün bu sistemlerde mineralli suyun bakteriyolojik kirlenmesini önleyici tedbirler alınmaktadır. Cihazların her bir hastanın kullanımından sonra dezenfeksiyonu için gerekli düzenleme yapılmaktadır.
 

 

 Tedavisine Çalışılan Rahatsızlıklar 

 
Solunum Sistemi Hastalıkları 
Astma bronşiyal, Aronik bronşit, Alerjik üst solunum yolu hastalıkları, Pnömokonyoz'dur. Bu tür hastalıklarda daha çok klima terapi uygulanmaktadır. 
 
Cilt Hastalıkları  
Egzema, Akne, Psöriasis, Nörodermit, Kronik Rezidüel Ürtiker'dir.  
 
Kas-İskelet Sistemi Hastalıkları 
Dejeneratif eklem hastalıkları(Kireçlenmeler), yumuşak doku romatizmaları, bazı inflamatuar romatizmal hastalıklar (örneğin; Ankilozan Spondilit, Romatoid Artrit), Ortopedik girişimler sonrası oluşan travmalar… Bu tür hastalıklarda daha çok banyo kürleri uygulanmaktadır. 
 
Kalp-Dolaşım Sistemi Hastalıkları 
Kompanse kalp yetmezliği, Fonksiyonel dolaşım bozukluğu, Esansiyel hipertansiyon, Varisler, Periferik arter hastalıkları, Esansiyel hipontansiyon (özellikle Ortostatik)'dır. Bu tür hastalıklarda daha çok banyo ve iklim kürleri uygulanmaktadır. 
 
Mide-Bağırsak-Metabolizma Hastalıkları 
Mide hastalıkları, Şeker hastalığı, Obesite, Gut, Karaciğer-Safra kesesi fonksiyonel yetmezlikleridir. Bu tür hastalıklarda içme kürleri ve şifalı çamur ağırlıklı olarak uygulanmaktadır. 
 
Böbrek ve İdrar Yoları Hastalıkları 
Kronik piyelonefrit, Kronik sistit, Kronik prostatit, Böbrek taşları, Fonksiyonel yetmezlikleridir. Bu tür hastalıklarda içme kürü, şifalı çamur ve banyo kürü ağırlıklı olarak uygulanmaktadır. 
 
Kadın-Doğum Hastalıkları 
Genital organların müzmin hastalıkları, Vejetatif over yetmezliği, Fonksiyonel sterilite (kısırlık), Ameliyatlar sonrası Adhezyon profilaksisi, Dismenore (ağrılı ve zor adet görme), Fluor (genital akıntı). Bu tür hastalıklarda daha çok banyo kürü uygulanmaktadır. 
 
Nörolojik Hastalıklar 
Merkezi ve periferik kronik inflamatuar hastalıklar, Omurga hastalıkları, Travmatik lezyonlar, Spastik paraliziler, Nöro ve Myopatiler, Vasküler nörolojik hastalıklar, inme rehabilitasyonu, Nöro-vejetatif distoni'dir.

 

 
KAPLICA NEDİR ?

Mineralize termal suların ve bunlara ait çamurların, banyo, içme, solunum yolu ile kullanılması, ayrıca iklim kürü, fizik tedavi, rehabilitasyon, mekanoterapi, beden eğitimi, masaj, psikoterapi, diyet vb. yan tedavilerle birleştirilmesi ile oluşturulan kür uygulamalarının uzman hekim denetiminde yapıldığı sağlık tesislerine kaplıca denilmektedir.

 

Madensuyunun yer yüzüne çıktığı kaynağa kaynarca, madensularından yararlanmak üzere kaynarcaların çevresinde kurulan tesislere de genel olarak kaplıca ya da ılıca denmektedir. Kaplıca sularından banyo ve içme kürleriyle yaralanılmaktadır. İçme kürü olarak yararlanılan kaplıcalara içmece de denilmektedir.

Kaplıca teriminin kökeni kaynarcanın üzerine hamam yapılması nedeniyle türetilen "kaplı ılıca" terimidir.

KAPLICA NE TÜR RAHATSIZLIKLARA ŞİFADIR ?

Hastalıklarına Göre Kaplıcalar

ROMATİZMALARDA

 

1- İltihab" Romatizma (Artrit):

Ateş, mafsallarda ağrı, şişlik, kızarıklık ve hareket güçlüğü, halsizlik, iştahsızlık şeklinde kendisini belli eder. Kalbi ve sinir sistemini etkileyen; çocuklarda ve yetişkinlerde görülen bir hastalıktır. Ateşli ve sükunetli devreleri vardır. Ateşli devrede kaplıca tedavisi yerine yatakta istirahat ve ilaç tedavisi uygulanır. İlaç tedavisi müsbet netice verip hasta ateşli devreyi atlattıktan sonra kaplıca destekleyici bir tedavi olarak tavsiye edilebilir. Bu durumda kaplıcanın şu faydaları görülecektir:

Mafsallardaki ağrılar azalır.

Ateş ve nabız normale döner.

Halsizlik ve iştahsızlık sona erer; hasta kendisini daha zinde hisseder.

Kansızlık ve kanda görülen romatizmal bulgular ortadan kalkar.

Yeni nöbetler engellenmiş olur.

2- Yaşlılık Romatizması (Osteoartrit)

Genellikle elli yaşın üzerindeki erkeklerde görülür. Geçmişte hastalanmış veya kaza geçirmiş eklemleri tutar. Eklemler şişer ve hareket sırasında çok ağrı verir. Parmak kemiklerinin uç eklemlerine yakın yerlerde kemik büyümesi görülebilir. Ağırlık taşıyan eklemler, hareket sırasında gıcırtılı bir ses çıkarır. Hastalık ilerlemiş ise; istirahat, fizikoterapi ve ortopedik müdahaleden sonra ancak kaplıca tedavisi uygulanabilir.


3- Bir Hastalık Sonrasında Ortaya çıkan Romatizma (Romatoit Artrit)

Genellikle, yirmi-kırk yaş arası kadınlarda görülür. Sebebi tam bilinmemekle beraber, iltihabi bir kadın hastalığından sonra ortaya çıktığı için; bir çeşit bağışıklık reaksiyonu olduğu sanılmaktadır. El ve ayakların ufak eklemlerinde, altçene kemiğinin kafatasına birleştiği yerde, köprücük ve göğüs kemiği eklemlerinde ağrı ile birlikte şişlikler görülür. Hastalığın ilerlemesini beklemeden bir doktora müracaat edilirse, kaplıca tedavisi çok iyi neticeler verecektir.

 4- Doku Harabiyeti ile Neticelenen Romatizmalar (Fibrozit)
Mafsal ağrıları ve tutuklukları ile birlikte; erkeklerde damar sertliği, kadınlarda şişmanlama eğilimi görülür. Eklem yerlerindeki bağ doku iltihaplanma sonucu yıkıma uğrar ve tutukluklara sebep olur. İlerlemesi halinde hastada iştahsızlık, hareketsizlik ve beslenme bozuklukları görülür. Zaman zaman vücut ateşinde yükselmeler olur. Kaplıca tedavisinin iyi neticeler verdiği gözlenmiştir.


5- Ameliyat Sonrası Ortaya çıkan Eklem Tutuklukları

Çeşitli iş kazaları sırasında, hareket sistemlerinde meydana gelen kırık, çıkık ve ezilmelerin bazan ameliyatla tedavisi gerekmektedir. Ameliyat sonrasında cerrahi müdahale gören eklem yerlerinde ağrılar ortaya çıkabilir. Bu ağrılar için de kaplıca tedavisi çok iyi neticeler vermektedir. Dikkat: Kemik tümörü olduğu teşhis edilen hastalar kesinlikle kaplıcaya gidemezler. Ayrıca, romatizma ile ilgisi olmayan, mikrobik kemik ve mafsal hastalıklarında da kaplıca tedavisi uygulanmamalıdır

KARACİĞER VE SAFRAKESESİ HASTALIKLARINDA
Siroz başlangıcında, karaciğer iltihabı (hepatit) tedavisinden sonra, ailev" sarılıklarda, safra kesesi taşlarının tedavisinden sonra yeni taş teşekkülünü önlemek için kaplıca kürleri tavsiye edilmektedir. Safra kesesi tenbelliğinde, safra kesesi ameliyatlarından sonra ortaya çıkan hazımsızlıkların tedavisinde maden suları çok iyi neticeler vermektedir. Karaciğer ve safrakesesi hastalıklarında sodalı ve sulfatlı sular kullanılmaktadır.
Dikkat: İlerlemiş siroz ve hepatit hastalıklarında kaplıcaya gidilmemelidir. Kanama ve akıntıyı artıracağından tehlikeli sonuçlar doğurması kuvvetle muhtemeldir.


 3-KALP VE DAMAR HASTALIKLARINDA

Halk arasında, "tansiyonu olanlar sıcak suya girmemelidir" gibi yanlış bir inanç vardır. İster yüksek tansiyonunuz, ister düşük tansiyonunuz olsun sıcak su kaplıcalarına gönül rahatlığı ile gidebilirsiniz. Zira, sıcak maden sularının tansiyonu normal seviyeye getirici sihirli bir tesiri vardır. Kalp çarpıntısı ve asab" tansiyonu olanlar da aynı şekilde çekinmeden kaplıcadan istifade edebilirler. Damar sertliğine bağlı tansiyonlarda maden suları çok iyi netice vermekte, kalbin ve dokuların solunumunu artırarak damarları genişletmektedir. Böylece kan dolaşımını normal seviyeye getirmektedir. Dikkat: Eğer tansiyonun sebebi iç salgı bezlerindeki bir tümör ise, hastanın öncelikle ilaçla tedavisi şarttır. Tedavi iyi netice verdikten sonra, damarların bozulan dengesini düzeltmek için kaplıcaya gidilebilir. Kalp yetersizliğinden muzdarip olan hastalar ancak doktor kontrolünde kaplıcadan faydalanmalıdırlar. Toplar damar hastalıklarında kaplıcanın son derece etkili olduğu ve varis teşekkülünü önleyici bir rol oynadığı bilinmektedir. İçme şeklinde tatbik edilen sülfatlı ve bikarbonatlı maden suları böbrek rahatsızlıklarına iyi gelmekte ve vücuttan bol miktarda su atılmasını sağlamaktadır. Karbondioksitli sıcak sular, tansiyon düşürücüdür. Kan dolaşımını hızlandırır. Tuzlu ve iyotlu sıcak sular, iltihap kuruturken; radyoaktif sıcak sular da ağrı dindirici ve sinirleri teskin edici özelliğe sahiptir. Bunların ne kadar müddetle ne miktarda alınacağı mutlaka doktora danışılmalıdır.


 ŞİŞMANLIK TEDAVİSİNDE
Banyo ve içme kürleri şeklinde tatbik edilen ve halk arasında "acı su" diye bilinen sülfatlı sular, vücutta depolanmış yağları yakarak fazla kiloları attırır. Böbreğin faaliyetini hızlandırarak vücuttan su ve tuzun bol miktarda boşalmasını temin eder. Ayrıca karaciğeri tembih ederek kandaki zararlı partikülleri temizler.

 

ŞEKER HASTALIĞINDA
Maden sularının vücuttaki inselin ifrazatını artırdığı tespit edilmiştir. İnselin ise vücudun şeker kullanmasını sağlar. Ensülinin etkisi iki yönlüdür:

Şekerin kandan dokulara geçiş hızını artırır.

Karaciğerin kana şeker verme hızını azaltır. Şeker hastaları sodalı suları, içme ve banyo kürleri olarak alır. Kükürtlü suları ise yalnız banyo şeklinde alır.

DAMLA (GUT) HASTALIĞINDA
Tıp dilinde "Mikris" adı verilen bu hastalığın belirtileri şöyle sıralanabilir:

Genellikle ayak başparmağında aniden gelen ağrı ve sancı ile kendisini belli eder. Parmaklarda parlak bir kızarıklık görülür.

Sonra el başparmakları, diğer parmaklar, diz kapakları, el bilekleri ve dirseklerde ağrı ile birlikte şişlikler başlar.

Hastada hafif ateş ve iştahsızlık görülür.

Tedavi edilmemesi halinde hastalık kronikleşir. Eklemlerde şekilsizlik ve ürik asit kristalleri birikimi olur. Eklemlerde ürik asit kristallerinin birikmesi sadece Gut hastalığında görüldüğünden "Romatizma" ile karıştırılmamalıdır. Sebebi bilinmemekle beraber aşırı beslenen kişilerde sık rastlanmaktadır. Kanı ürik asitten temizlemek için, hastalığın başlangıcında, sülfatlı sular çok iyi netice vermektedir. Radyoaktif sular da mafsal ağrılarının giderilmesinde kullanılabilir. Gut hastalığı ile birlikte böbrekte taş teşekkül etmiş ise; sodalı su içmesini tavsiye edeceğiz.

 BöBREK HASTALIKLARINDA
Halk arasında "acı su" tabir edilen az mineralli sülfatlı sular, böbrek rahatsızlığından muzdarip hastalara çok iyi gelmektedir. Bu suların, idrardaki albümin oranını azaltıcı ve kanda birikmiş olan zehiri vücuttan dışarı atıcı tesirleri vardır. Ayrıca böbrek taşlarını erittiği gibi, yeni taşların oluşmasını da engellemektedir. Sülfatlı sular, aç karnına, günde iki defa, bir-iki bardak içilerek alınır. 

 



Döviz Bilgileri
 
Kur Alış Satış
Dolar 1.4960 1.5060
Euro 1.9250 1.9400
 
Sektörden Haberler
  Turizme girmek isteyen 'önce butik otel' diyor. Butik otelcilik, giderek sektörün en baskın yatırım alanı haline geliyor !

Kalkınma Ajansı Kandıra'da. Türkiye’nin ilk ve tek gıda ihtisas OSB’si Kandıraya

Ağva'da Birkaç Yıl İçinde İnanılmaz Fiyat Artışı

Kandıra 2010 yatırımları bu toplantıda konuşuldu

Ağva'nın pahalılanması sonucu ona komşu olan Kandıra köyleri yatırımcıların tercihi olmaya başladı.

Ağva'ya Konut Projesi Ve Temiz Deniz Sözü

Afyonkarahisar, Türkiye'nin termal turizm üssü oluyor ! Alila Termal Resort'de Afyon'da

Devremülk Alırken Kesinlikle Dikkat Edilmesi Gereken Ayrıntılar

Neden Tekirdağa Yatırım Yapmalı ? TEKİRDAĞ liman kenti lojistik merkezi olma yolunda !

İmarsız Araziye Yatırım Yapan Her Zaman Olduğu Gibi Yine Çok Kazanacak

Turizm Teşvik Kapsamına Alınan Ve Turizme Tahsis Edilen Yerler

Yıldızı Parlayacak Yerler !

Termallere Rağbet Artıyor

 

 
 

----------------------------------------

   Aydın Termal Tatil Köyü Tanıtım VİDEOSU İçin
Buraya Tıklayınız


----------------------------------------
Sanal Tur Burada


 

 
 
 

Adres : Cumhuriyet Mahallesi, Nazım Hikmet Bulvarı, Metropole Park, No:74, C Blk. Kat :2 D:3 Esenyurt / İstanbul
Tel :0212 854 29 27     Fax:0212 854 29 27

YATIRIM GRUP Copyright © 2008