KANDIRA: İzmit Körfezi’nin kuzeyinde Karadeniz sahilinde yer alan Kandıra İzmit’ e 45 km uzaklıktadır. İlçenin yüzölçümü 933 kilometre karedir. Doğusunda Sakarya, güneyinde merkez ilçe İzmit, batısında İstanbul ile komşu olup, kuzeyinde Karadeniz ile çevrilidir. Kandıra, Kocaeli’ne bağlı öbür ilçelerden bütünüyle farklı bir yapıdadır. İlin körfez kıyısında yer almayan tek ilçesi olan Kandıra, Körfez kıyısındaki gelişmelerden de uzak kalmıştır. Körfez kıyısındaki yerleşim hızla sanayileşip, büyüyerek, kesintisiz bir kentsel alan yaratırken, Kandıra’nın tarıma dayalı durağan yapısı sürmüştür.
Kandıra ve çevresinde bulunan tarihi eserler sayılamayacak kadar çoktur. Bunun anlamı da, eski tarihçilerin işaret ettiği gibi, bölgenin gerek batıdan doğuya, gerekse doğudan batıya yayılan salgın ordulara yataklık ettiğine kanıttır. Anadolu’nun dış ve iç ticareti bir zamanlar Seyrek iskelesi aracılığıyla yapılırdı. Seyrek ve Kandıra arasında hala bir şose harabesi ve Bizans prenseslerinden birine ait olduğu sanılan bir de mezar vardır. Kandıra ve civarındaki antik kalıntılar, tümülüsler hariç olmak üzere tamamen Roma dönemidir.
Kandıra Orhan Bey zamanında 1308 – 1317 arasında Akçakoca Beyce Osmanlı topraklarına katılmıştır. Akçakoca’nın anıt mezarı Kandıra’da Babadağ Tepesi’ndedir. 1868’den önce Kandıra, Üsküdar kazasına bağlı bir nahiye merkezi olmuştur. Kaza olunca da İzmit Sancağı’na bağlanmıştır. Kandıra 1918’de İngiliz, 1920’de Yunan işgaline uğramış; 21 Haziran 1921’ e değin işgal altında kalmıştır.
Coğrafya
Kocaeli ilinin kuzey doğusunda yer alan ve Karadeniz’e kıyısı olan ilçe toprakları fazla yüksek olmayan bir plato üzerinde bulunmaktadır. Dalgalı bir arazi yapısına sahip olan platonun yüksekliği 150 – 500 metre arasında değişmektedir. İlçe toprakları dik yarlarla parçalanmış, yayla görünümlü alanlardan oluşmuştur. Düzensiz rejime sahip olan ilçe akarsuları ilçenin topraklarını kat ederek Karadeniz’e dökülür. İlçenin iç kesimlerinde geniş yer tutan ormanlıklar Karadeniz’e yaklaştıkça seyrekleşerek yerini Kandıra halkının da geçiminde önemli yer tutan fındıklıklara bırakır.
Kandıra doğal kıyılarıyla ve plajlarıyla dikkat çekmektedir. Kefken ve Kerpe doğal koy kıyısında kurulmuştur. Kefken ve Kerpe köylerinin çevresi ormanlarla kaplıdır. Kandıra ilçesine bağlı olan bu köylerin kıyıları hemen hemen tümüyle doğal kumsaldır. Kumu da nitelikli ve ince olan bu doğal plajların gerisinde çadır kurulabilmektedir. Öte yandan, söz konusu köylerde pansiyonculukta yapılmaktadır. Köylerin yamaçlarında yazlık evler kurulmuştur. Kerpe ve Kefken dışında Kandıra’da Cebeci, Seyrek, Kumcağız ve Bağırganlı kıyılarında da doğal kumsallar bulunmaktadır. Seyrek, Bağırganlı’ nın hemen yanı başında bir yerleşim yeridir. Bollu, Bağırganlı’ya bağlı komşu köylerden biridir. Bağırganlı’ nın batısında yakın bir komşu köyü yoktur. Antaplı; Çerçili, Erikli, Beylerbeyi’yle Safalı ise Hacımazlı, Erikli ve Kabaağaçla komşudur. Kerpe ve Kefken’de turizm önemli bir sektör haline gelmiştir. Yaz aylarında ilçe ticaretinde büyük bir hareketlilik vardır.
İklim ve Bitki Örtüsü
Karadeniz ikliminin özelliklerini gösteren Kandıra’nın iç kesimlerine doğru Karadeniz iklim özellikleri azalır ve iklim sertleşmeye başlar. İlçe topraklarının büyük bölümü orman ve fundalıklarla kaplıdır. Halkın başlıca geçim kaynağı tarımdır. Buğday, arpa, mısır, yulaf, keten, darı, ayçiçeği üretilmektedir.
Nüfus ve Ulaşım
Kandıra nüfus bakımından Gebze ve Karamürsel’den sonra üçüncü büyük ilçedir. Nüfusun gelişimi açısından Gebze ilk sırada bulunmakta, Karamürsel yavaş gelişmekte, Kandıra’da ise gerileme görülmektedir. İlçelerin nüfus büyüklükleri, yoğunlukları ve gelişme hızları arasındaki bu farklılıklar göç olgusunun etkisine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Kandıra nüfus varlığı açısından ilin önemsiz bir ilçesidir. Kandıra’nın nüfusu 1980’de 1950’ye oranla % 16 azalmıştır. Bu gerilemede, ilçenin kimi köy ve bucaklarının 1954’te Sakarya iline bağlanmasının etkisi olsa da asıl etmen ilçenin yetersiz ekonomik koşulları nedeniyle ilin öbür ilçelerine ve il dışına verdiği göçtür. Vaktiyle 1881/82 – 1893 Osmanlı nüfus sayımlarının verilerine göre İzmit Sancağı’nın Adapazarı’ndan sonra en kalabalık kazası 44.033 kişi ile Kandıra’dır. 
Vital Cuinet’e göre ( 1894’te yaptığı sayıma göre ) de Kocaeli’de yaşayan Müslüman nüfusunun büyük bir bölümü Kandıra’da yaşamaktadır. Şimdilerde nüfusu 49.975 olan ilçenin belediyesi 1868 de kurulmuştur. Yaz aylarında turizm faaliyetleri yoğunlaştığı ilçede 150 binleri bulmaktadır.
Kandıra, Kocaeli’nin Körfez kıyısında yer almayan tek ilçesidir. Kandıra’yla İzmit bağlantısı kentten kuzeye yönelen 45 km’lik bir devlet yoluyla sağlanır. Yol Kandıra’dan sonra kuzeyde Kefken’e ulaşır. İstanbul çevre yolundan ayrılan bir başka yol da Şile’den geçerek Karadeniz kıyısına koşut bir şekilde Doğu’da Kandıra’ya değin uzanır. Kandıra’ dan sonra da doğu yönünde süren yol, Sakarya’nın Kaynarca ilçesinden sonra, güneye kıvrılarak Adapazarı’nda D-100 devlet yoluna dayanır.
Sosyal Hayat
Kocaeli’nin yaşamında belirgin olan yerel ayrılıklar Kandıra için geçerli değildir. Kafkas, Doğu Karadeniz, Balkan göçmenleri kendilerine özgü yaşam biçimlerini yörede sürdürmektedirler.
Sanayileşme ve nüfus yapısındaki değişiklikler toplumsal yapıyla birlikte, giyim kuşam özelliklerini değiştirmektedir. Komşu merkezlerle ( Bursa, İstanbul gibi ) ilişkilerin ve iletişimin yoğunlaşması, geçim düzeyinde ve yaşama biçimindeki değişim bir araya gelince geleneksel giysiler tümüyle ortadan kalkmakta, kır - kent ayrımı giderek azalarak bu olgu kırsal kesime taşınmaktadır. Çağdaş giysilerin benimsenmesinde moda etkili olmuştur.
Kandıra’nın köylerinde geleneksel giysilere rastlanmaktadır. Şalvar, entari, ak yazma ya da serpme denilen geniş, uçları püsküllü başörtüler geleneksel giysiler arasındadır. Kadın giysilerinde, üçetek fes, elibade denilen kadife ceket, topuklu pabuç; erkek giysilerinde dizlik, potur ya da zıvga, işlik, mintan, aba ve kalpak törenlerde, halk oyunlarında kullanılan geleneksel giysilerdir. Giysilerde yöreye özgü olan el dokuması Kandıra bezi kullanılmaktadır. Köylü arasında köy bezi denilen Kandıra bezi ülke çapında haklı bir üne kavuşmuştur. Geleneksel dokuma tezgahlarında üretilen bu bezlerden eskiden yatak, yorgan çarşafı, yastık kılıfı, iç don, mintan vb. yapılırken artık çay takımları, peçeteler, masa örtüsü, yastık, ceket, döpiyes, gecelik yapılmaktadır. Giderek yok olan tezgahlarda az da olsa hala Kandıra bezi dokunmakta; köylü kızına çeyiz olarak daha çok sandıkta eski bezler saklanmaktadır.
Kandıra’nın sanayi tesisleri yok denecek kadar azdır. Halkın büyük çoğunluğu çiftçilik ve hayvancılıkla geçimini sağlamaktadır. Hindi yetiştiriciliği de yörede önemli bir uğraş haline gelmiştir. Kandıra’ya özgü yerel bir sanayi dalı taş işlemeciliğidir. Kandıra, Akçaova taşı diye adlandırılan bu taş, yapı ve süs malzemesi olarak kullanılmakta, yurdun çeşitli yerlerine pazarlanmaktadır.
YATIRIMCI İÇİN BİLGİLER
Kocaelinın turıstlık yerlerınden kandıra sahıllerınde yapılacak projelerle ılgılı gecen gun yerel gazatede bır haber okudum su anda proje asamasında 3 yıl içinde bıtırılecegı soylenıyor uygulanırsa marmarada tatıl ıcın en gozde yer kocaeli-kandıra olur buyuk ihtimalle..
Kocaeli'nin en güzel, ama en yoksul ve ihmal edilen bölgesi Kandıra'nın Karadeniz sahilleri için yıllardır konuşulan turizm teşvikleri için çalışmalar son aşamaya geldi. Kültür ve Turizm Bakanlığı "Kocaeli-Sakarya Kıyı Bandı Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi” ilanı için çalışmaları tamamlıyor.
AĞVA'DAN SAKARYA AĞZI'NA
Teşvik ve Turizm bölgesi uygulaması, İstanbul ile Kocaeli sınırları arasında kalan Ağva'dan başlayarak, Kocaeli'nin Karadeniz kıyılarının tamamını ve Sakarya Nehri'nin denize döküldüğü alana kadar Sakarya kıyılarını kapsayacak. Kandıra'nın 55 kilometre uzunluğundaki sahili boyunca, içeriye doğru 3 kilometrelik alan, "Turizm Bölgesi” ilan edilecek. Bakan Pepe de bu konuda Kandıra'ya verdiği sözü tutmuş olacak.
18 MUHTEŞEM KOY
İlimizin Karadeniz sahilleri hala bakir durumda. Kandıra sahillerinde 18 muhteşem koy var. Bu koylar büyük ölçüde imar açısından korunmuş durumda. Turizm Bölgesi kararının çıkmasıyla birlikte bu bölgelerde yapılacak turistik tesis yatırımlarına özel teşvikler verilecek. Şimdiden bölgede arazi değerleri yükselmeye başladı ve pekçok yatırımcı da yakın geleceğe yönelik temaslar yapıyor.
GOLF BİLE OLACAK
Kandıra sahillerinde turizm yatırımlarının sadece yaz ayları ile sınırlı kalmaması planlanıyor. Kongre Turizmi, Kültür Turizmi ön plana çıkartılacak. Bölgede golf sahaları da yapılacak. Olta balıkçıları, doğa sporları tutkunları için çadır kamp yerleri kurulacak. Bakanlık'taki çalışmanın içine, Karadeniz sahilleri ile birlikte Yazlık ve Hisareyn bölgesi de doğa ve termal turizmi amaçlı olarak alınıyor.
ÜÇ YIL İÇİNDE ÇEHRESİ DEĞİŞECEK
Kandıra'nın geleceği bir süreden beri pekçok bilimsel toplantıda ele alındı. Son yıllara kadar organize sanayi bölgelerinin kurulması, fabrikalar yapılması fikri ön plandaydı. Özellikle Mehmet Sarıcan'ın Kaymakamlık görevine gelmesinin ardından, Kandıra'nın turizm alanında gelişmesi fikri öne çıktı. Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe de bu yönde ağırlığını koydu. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Turizm Bölgesi kararının bu yıl içinde çıkması bekleniyor. Kandıra Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi de imar planı hazırlıklarını son aşamaya getirdi. 2010 yılında Kandıra'nın bölgedeki en önemli turizm ve cazibe merkezlerinden biri olması bekleniyor.
İKİNCİ EV PROJELERİ
Kandıra sahillerinin 3 kilometreye kadar olan derinliğinde turistik tesislerle birlikte "İkinci ev” denilen yazlık evler, devre mülk siteleri de özendirilecek. Yalova, Bursa sahillerinde yaygın olan özellikle İstanbulluların kullandığı yazlık evler, siteler bu bölgeye kayacak. Turizm projeleri kapsamında özellikle Kerpe ve Kefken ön plana çıkarken, Karadeniz'de insan yaşayan tek ada olan Kefken Adası'nın da özellikle değerlendirilmesi bekleniyor.
KEFKEN ADASI'NA DA TESİS YAPILACAK (Fotoğraf)
Kandıra'nın 55 kilometre uzunluğundaki sahil şeridi, içeriye doğru 3 kilometre derinlikte Turizm Bölgesi ilan ediliyor. Bölgenin imar planları tamamlanmak üzere. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu yılsonuna kadar teşvik düzenlemesi ile ilgili çalışmaları tamamlaması bekleniyor. Karar, Karadeniz'de insan yaşayan tek ada olan Kefken Adası'nı da kapsam içine alıyor. Azgın Karadeniz'deki gemiler için korunma bölgesi olan, üzerinde fener ve denizcilerle iletişim tesisleri bulunan Kefken Adası, Karadeniz'in ortasında doğa ile baş başa kalmak isteyenleri ağırlayacak. Ada'ya Cebeci'den deniz motoru ile 5 dakikada ulaşılabiliyor.